Çiftehan Termal

0 (850) 480 48 24Bilgi ve Rezervasyon0 (530) 958 93 11Bilgi ve Rezervasyon

Hakkımızda

7.800 metrekarelik alan üzerine kurulu toplam 180 oda ve 360 yatak kapasitesi bulunan Çiftehan Termal Otel doğa içindeki konumu, temiz havası, şifalı termal suyu ve özel ayrıcalıkları ile misafirlerimize hizmet vermektedir. Bol oksijenli havasını sudan gelen sağlıkla bütünleştiren Çiftehan Termal Hotel, misafirlerimize etkisini uzun süre üzerlerinde hissedecekleri bir konaklama yaşatmaktadır Modern dizaynı ve süslü detaylarıyla temel ihtiyaçların baz alınarak dekore edildiği odalarda misafirlerimize ev konforunu yaşatan Çiftehan Termalin 22 m2 lik standart oda, 57 m2 lik 1+1 Superior Oda ve 80 m2 lik 2+1 Suite Oda olmak üzere 3 adet oda tipi bulunmaktadır. Superior oda ve Suite odalarda oturma odası, balkon, yemek masası ve tam donanımlı ekipmanlarıyla mutfak bulunmasının yanı sıra tüm odalarda uydu yayınlı LCD TV, minibar, ücretsiz wifi, direkt hatlı telefon, merkezi sistem ısıtma, kapı kart sistemi, yangın ihbar sistemi, banyolarda size özel hazırlanmış malzemeler, termal su, küvet ve saç kurutma makinesi mevcuttur.

 

TERMAL SULARIN FAYDALARI

 

Niğde’ye 75 km. uzaklıkta, Ulukışla—Adana yolu üzerinde bulunan Çiftehan Kaplıcası çeşitli kaynaklardan toplanan sulardan meydana gelmiştir.Çiftehan termal alanındaki termal kaynak Çiftehan fayına dik olarak kuzey, kuzeybatı yönlü faydan çıkmaktadır. Önceki yıllarda 3 adet termal su kaynağı bulunan kaplıcanın günümüzde doğal boşalım 2 noktadan oluşmakta ve ancak sondaj kuyusunda üretim olmadığı zamanlarda akis görülmektedir. Toplam debi 3ltlsn civarındadır.

1969 yılında İstanbul Tıp Fakültesinin incelemelerinde termal kaynak sularının sıcaklarının 52 derece olarak ölçülmüştür.
 
Kaplıcanın Etkili Olduğu Hastalıklar
 
Romatizma ağrılar, eklem kireçlenmesi, cilt hastalıklarında geçerlidir. Bel fıtıkları ve buna bağlı siyatik ağrılar, ağrılı kadın hastalıkları, kadınların enfeksiyon şekline bağlı olarak süre gelen akıntılar, spast ağrılar, karın içinde spazmla doğan ve lejyona bağlı olmayan sendromlar, böbrek taşlarının düşmesinde üreten üzerinde etkisi vardır.
 
Tedavi Süresi
 
Kaplıca tedavisinin önemli konularından biri de, kaplıcada kaç gün kalınacağıdır. Bn süre 21 gün olmakla birlikte halkımız genellikle kaplıca tedavisini 15 gün olarak uygulanmaktadır.Genellikle üç haftalık ve 21 banyoluk kürlerin tedavi edici etkisi olduğu, uzmanların ortak görüsüdür. Kaplıca tedavisinin çok uzun süre devam etmesi de sakıncalıdır.
 
Kaplıcada ilk banyonun, on dakikalık bir süreyi kapsaması genellikle kabul edilmiştir. Ikinci günden itibaren bu süre arttırılır ve yarım saate kadar uzatılır görüsü ağırlıktadır.
 
Dikkat Edilecek Hususlar
 
Tedavi süresince vücudunuzu üşütmemeli, yün elbise, kalın çorap ve kapalı ayakkabı giymelisiniz. Banyolar, kesinlikle sabahları aç karnına ya da hafif bir kahvaltıdan bir saat sonra veya aksamları yemekten iki saat önce alınmalıdır.Banyodan sonra biraz dinlenme ve istirahat gerekir. Yatakta terleme süresi geçmeli, terli çamaşırlar değiştirildikten sonra kısa bir yürüyüş yapmalıdır.Banyolara tok karnına girmek sakıncalıdır.Dört-beş banyodan sonra özellikle içme için tedavide kasınmaya benzer durumlar ortaya çıkabilir. Bunlar önemsizdir. Bir süre sonra kaybolur.Günde en çok iki banyo tercih edilmelidir. Ağır hamur tatlılardan uzak durmalı, yağsız ızgara ve haşlamalar yenilmelidir. Özellikle taze ekmekten kaçınmalıdır. Bol sebze yemekleri ve meyve yemenin faydaları bilinmektedir.Sıvı ihtiyacını maden sularından veya normal içme suyundan karşılamakta fayda vardır. Şişelerde satılan meyve sularından ve esanslı gazozlardan kaçınmalıdır.Yöntem; daha önce şifa bulan bir yakınımızın önerisi ya da belli bir rahatsızlığa iyi geldiği yaygınlaşmış bir kaplıcanın seçimi seklinde olmaktadır.Gerçekte bilim dünyasının vardığı genel kani, her kaplıcanın faydalı olduğu, gerçek kıyaslamanın ise ancak kimyasal ve fiziksel özelliklerinin bilinmesiyle yapılabileceğidir.
 
Bu açıdan bakınca, kaplıca seçiminde etken olınası gereken temel faktörlerin sahip olduğunuz maddi imkanlar, kaplıcanın yasadığınız yere uzaklığı, şifalı suyun niteliği, isi derecesi, iklim durumu ve yöredeki sosyal tesisler olduğunu kabul edebiliriz.
 
 
Tedavi Mevsimi
 
Genel olarak ifade etmek gerekirse, kaplıca tedavisinin mevsimi yoktur. Daha doğrusu, kişi, kendine uygun bir zaman seçmekle birlikte en uygun mevsim ve zaman İlkbahar ve Sonbahar’dır.Romatizmalılar, nevraljiler ve seker hastaları için yaz ayları, mide, bağırsak, karaciğer ve sinirle ilgili hastalıklar için de ilkbahar ve sonbahar ayları daha uygun mevsimdir. Bir yılda iki kez kaplıca tedavisinde, mayıs ve eylül ayları seçilebilir. Kaplıca bir hamam değildir. Şifa gücüne sahip yeraltı su kaynağı ve birer sağlık yurdudur. Bu nedenle, o kaynaktan fışkıran suların nasıl ve nerelerde kullanıldığını oralara gidenlerin biraz olsun bilip öğrenmelerinde her zaman yarar vardır.
 
Uzmanların Tavsiyeleri
Başarılı Bir Kaplıca Tedavisi İçin
 
1.Kaplıcaya girmeden önce doktorla görüşülmeli ve onun önerilerine uyulmalı, tok karnına kaplıcaya girilmemelidir.
2.Kaplıca suyunun şifa verici radyoaktif ve kimyasal özeliklerinin bozulmaması için sabun, şampuan, krem, kese vb. kullanılmamalıdır.
3.Sudaki şifa verici özelliklerin vücut tarafından kabul edilebilmesi için, kaplıca suyunda hareketsiz kalmak çok önemlidir.
4.37 dereceden yukarı sıcak suya girilmemeli ve ilk günler daha kısa olmak üzere kaplıcada 15 dakikadan fazla kalınmamalıdır.
5.Günde bir kereden fazla kaplıcaya girilmemeli, tedavi süresinde vücut asla üşütülmemelidir.
6.Banyodan sonra biraz istirahat şarttır. Yatakta İstirahat yapılmalı ve terleme müddeti geçmeli, çamaşır değiştirip, gezinti yapılmalıdır.
7.Diyet tedavisi yapması gereken hastalar diyetlerine devam etmeli, diyet tedavisine ihtiyacı olmayanlar da kür müddetince sirkeli, bibersi yiyeceklerden kaçınmamalı, çay ve kahveyi az içmelidir.
 
Tıbbi Değerlendirme Kurulunun Raporu
 
1-Kaynak Adı: Niğde İli, Ulukışla İlçesi, Çiftehan Kasabası, Çiftehan Kaplıcası Suyu
 
2-Değerlendirme Tarihi: 12 KASIM 2009
 
3-Analiz Raporuna Göre Doğal Tedavi Unsurun un Niteliğinin Tanımlanması:
 
4-Niteliğine Göre Doğal Tedavi Unsurunun Tıbbi BalneolojikTanımlanması: Anılan kaynak toplam 1805,14 mg/Lt. mineralizasyonu olan, fiorürlü (1,11 mgİLt.), termomineralli sudur. Banyo uygulamaları şeklinde infiamatuvar romatizmal hastalıkların (romatiod artrit, ankilozan spondilit başta olmak üzere) kronik dönemlerinde; kronik bel ağrısı, osteoartrit gibi noninfiamatuvar eklem hastalıklarının; miyozit, tendinit, travma, fıbromiyalji sendromu gibi yumuşak doku hastalıklarının tedavisinde tamamlayıcı tedavi unsuru olarak; ortopedik operasyonlar, beyin ve sinir cerrahisi sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında; kronik dönemdeki seçilmiş nörolojik rahatsızlıklarda, cerebral palsy gibi hastalıkların tedavisinde rehabilitasyon amacıyla, stres bozukluğu, nörovejetatif distoniler örneklerindeki gibi genel stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir. 

SİZİ ARAYALIM

Otelimiz hakkında merak ettiğiniz tüm konular için sizi arayalım mı?